23 Haziran 2010 Çarşamba

tarz-ı kadim

sen benim velinimetim efendim
ben senin hayr-ul-halef
sen vakt-i zamanında
uyan derdin uyan ey mest-i habinaz
uyan artık uyan
bense uyandım hab-i gafletten
uyan derim uyan ey esirler dünyası!





A.İlhan

aydınlık neyin oluyor senin?

aydınlık neyin oluyor senin
gökyüzü akraban filan mı
beni bulur bulmaz gözlerin
şimşek çakıyorum yalan mı
yüzünde yalazını gezdirdiğin
saçlarından tutuşmuş orman mı
akla ziyan bir şey elektriğin

ayışığı mavisi dudaklarından mı
o ışık zenginliği mi giyindiğin
uzay tozları mı yıldızlardan mı
elime dokunduğu an elin
güneşler açıyorum sahi ondan mı
aydınlık neyin oluyor senin





A.İlhan

12 Haziran 2010 Cumartesi

bir of çeksem..

ve cumartesi
ve ben çalışıyorum
ve niyeyse her cumartesi gibi hiç çalışasım yok
ve ayağıma spor ayakkabımı geçirip yürümek yürümek istiyorum...

............................

bir de hertarafı deniz olan bu şehirde yaşarken kendini denize atamamaya içerliyorum!
senede  bir iki hafta yüzmek için gün sayıyor olmaya da...

dilim aman salla gitsin derken
içim neden buruluyor bu kadar...

8 Haziran 2010 Salı

to myself

gece uyuyamamış olmanın huzursuzluğuyla başlamış bir salı günü,
günlerle ilgili olumsuz hurafelerim yoktur ama bu salıyı sevmedim!

hayatın bana getirdikleri aşikar bir şekilde ortada,
buna isyanı ve didişmeyi  bırakıyorum, yorucu çünkü çok yoruldum
bu yorgunluğun bir haftalık ya da  bir aylık tatille,  molayla geçecek bir şey olamadığını
geçte olsa anladım. Çünkü yorgunluğumun nedeni fiziki değil ki!

beni yoran ne  peki?

olumsuzlukla dolu iş yeri, dünyanın kendi etrafında döndüğünü sananlar, yeri geliyor ailem,
sevsem de bu  şehri, şehir, trafik ve biriktirdiğim kalp ağrılarım...

Ne yapmalıyım peki?

Belirlediğim hedefim için biraz daha çalışmalıyım bunu çok istiyorum ve her şeyini planladım neredeyse
biraz daha zaman lazım sadece.
Olumsuz ve maddi manevi beni zarara uğratan kişileri oldukça ayıkladım hayatımdan bir miktar daha var ve
onun içinde biraz daha zaman hemen sıyrılmıyor maalesef!


Keyif aldığım anları ve alanları daha çok genişletmeliyim, şimdilik bu kadar...


5 Haziran 2010 Cumartesi

çiçekler

"yoksa bahçemin eski şanı
sebebi koparılan çiçekler..."

sertab

3 Haziran 2010 Perşembe

in time

hayat yeni bir oyun yazıyor bana sahnelemem için,

bakalım ben nasıl yönetip, nasıl oynayacağım...

bu kez sanki tek kişilik bir oyun değil gibi, göreceğiz

1 Haziran 2010 Salı

duvar

benim o duvarlardan atlamama imkan yok

her kelimeyle büyüyor adeta,

çarpmaktan yaralı bereli dizlerim, dirseklerim, ellerim

ve kalbim...

vazgeçtim.