pencere kenarlarının geniş olanlarını severim bir minder atıp orada okumayı çay içmeyi, arada yaşama bakmayı..
bizde duvarları kağıt gibi yapıyorlar halbuki Moskova'da Almaty'de öylemi neredeyse bir metre duvar kalınlıkları evlerin otellerin, okulların..
birde onlar sıcacık ahşapla kaplanmış pencere önü döküm kalorifer petekleri mabadın altında..
böyle bir yerde bir kaç ay kışı geçirebilirim,
hep içeride değil tabi ki dışarının da keyfini çıkarırdım.
kayak yapmayı öğrenirdim mesela
biraz daha Rusçamı geliştirirdim belki daha cesur konuşurdum..
Nereden aklıma geldi şimdi bunlar bilemedim içimden geçti işte..
dün akşam yarışmada bu şarkı hangi dilde söyleniyor diye sordular bilemedi konuk..
bu Vfor Vandetta'nın da müziği değil miydi şimdi dinlerken hatırladım...
anımsatıyor ama değil Haggard'dı o..