29 Kasım 2013 Cuma

yirmidokuz kasım

dipsiz bir kuyu bu düşünceler
bundan kurtulmak istiyorum 
yorucu, yakıcı, acı
*
bu depresif kelimelerden nefret ediyorum, 
saçma sapan bir şeyler lazım neşeli 
söyle deli deli
*
sıkıntısız insan yok çevremde 
dinledikçe keyif alacagım 
bu yaşta böyle oluyormuş
yaş ilerledikçe sıkıntılarda ona paralel ilerliyormuş
öyle ki herkesin sıkıntısını akıttığı bir havuzum mübarek,
anlatayım da bir kurtulayım havasında dinlemeye çok çoğun  kimsenin tahammülü yok!!
*
ve uzun cumalarda hala çalışıyor olmak, keyfimi tavan yapıyor doğrusu.
lacivert gökyüzü, şarap, sigara 
cuma finaline yakışır 
fonda da tangolar olsun...


28 Kasım 2013 Perşembe

yirmisekiz kasım

sabahları, hele sabahın erken saatlerini sevmiyorum
öyle tuhaf vuruyor ki o sızılar sabahlarda
burnumun direğinden, tırnaklarıma, kalbime...

ahh böylesi sabahlar olmasın.

unutulmaz..


26 Kasım 2013 Salı

yirmialtı kasım

NE KADAR SÜRECEK TANRIM
NEREYE KADAR...
BANA BİRAZ NEFES GEREK..

22 Kasım 2013 Cuma

yirmiiki kasım

yazıp yazıp sildim 
pek çok şey vardı aktarayım dediğim aklımda
buraya gelince püf uçuveriyor kelimelerim
bilmiyorum neden? 
belki bilinç altı otokontrol başka bir şey bulamıyorum
ottan boktan yazıp duruyorum
iyi yazdığım söylenemez, beğenilsin diye de yazmıyorum
düşünce teşhirciliği yapma gayretim de yok üstelik
sadece rahatlatıyor bir miktar o kadar..

insanları çok tanımamalı bu iyi değil
haritasını bu kadar kolay çıkartmamalı!
tanıdıkça daha karamsarlaşıyorum, 
hala umudum olsun istiyorum insana dair 
iyimser olmak istiyorum mesela
güvenmek istiyorum çok
ve konuşmak yeni kelimeler öğrenmek istiyorum...
kişiden önce köşeyi egolar dönsün istemiyorum
ben ile başlayan cümleler istemiyorum.
umudum olsun istiyorum hep...

18 Kasım 2013 Pazartesi

onsekiz kasım

"her erkek güçlü ve zeki kadınlardan hoşlanır " dedi bir adem oğlu
nedense hiç inanamadım, sanki başka yerlerden bahsediyor gibiydi...

15 Kasım 2013 Cuma

onbeş kasım

konuşamıyorum, yazamıyorum artık!
bazen büyüyor büyüyor
ruhumu sıkıyor, bedenimi sıkıyor
sığamıyorum hiç bir yere..
mevsimdendir dimi sadece mevsimden...


bu blogu silmek geçiyor çokça içimden


4 Kasım 2013 Pazartesi

ben amerikadaykeeennn

gittik, gördük, geldik evet bayram öncesi azıcık iş çokça gezme ve alışveriş için gittiğim new york'la ilgili bir şeyler yazamadım. italya gibi günlük tutacağım bir tutkum da yoktu ama değişik bir deneyim oldu  benim için  keşmekeşine rağmen bir metropol şehirde yaşadığım için şehir olarak waaooouuuww demedim ama düzenine işleyişine hayran kaldım.yaşlısı, özürlüsü herkesin hayatın içinde oluşu çok dikkat çekici ve güzel, düzenleme tüm halkına göre yapılmış otobüsü metrosu vs bir noktada unutulmuş pardonluk bir şey yok..
bir zaman okuduğum bir cümle aklıma gelmedi değil, "bir ülkenin gelişmişliğini kaldırımlarında saklıdır"
yolları kaldırımları sinyalizasyonu eskide olsa metrosu tam puanlık( bu arada moskova metrosu çok daha güzel)

haritayla dolaşabilmek, kaybolacağım korkusu taşımadan ciddi özgürlükmüş. bundan sora seyahatlerimi mümkün olduğunca kendim planlamak istiyorum..

bu seyahat çok arzu odağımı oluşturmuyordu fakat gidince keyfini sürmek de lazımdı, bizde öyle yaptık))
zaten keyif konusunda oldukça beceri sahibiyim))

tavsiyem manhattan east tarafında ev tutmanız otele göre hem daha makul fiyatlarda kalıyorsunuz, hem oldukça elit bir bölge hemde pek çok yere yürüyerek gidebiliyorsunuz, şansımıza hava oldukça güzeldi ve bolca yürüme fırsatımız oldu))
müzeler sadece burada değil orada da pahalı bir ikisine halk gününde gittik tavsiye etmiyorum çok kalabalık oluyor bakıp geçmek durumunda kalıyorsun çok inceleme fırsatı bulamıyorsun, aklınızda bulunsun.
metropolitan museum ve MoMa'yı şiddetle öneririm.

mademe tussauds ve empaire state binası rockefeller binası çok lazım değil ama görmekten de zarar gelmez.

alışveriş için araç kiralayıp woodbury e gidilmeli hemen hemen tüm lüks markaların, amerika markalarının outletleri mevcut ben bir şey almayacağım diyenin bile dayanacağını sanmıyorum herkesin ilgi alanına göre pek çok şey mevcut, hele tl fiyatlarıyla karşılaştırınca çok cazip gelebiliyor.
tabiki elektronik ürünlerde çok uygun ama bu ürünleri ebay veya amazondan daha makul fiyatlara alıyorsunuz stoktaysa  max. iki günde teslim oluyor. birde şehir içinde her köşebaşı bestbuy diye elektronik marketler mevcut) aklınızda bulunsun.

kısaca seyahat konusunda değişik bir deneyim oldu


sanırım bu seyahatte en utandığım an central parkta sigara yakınca aldığım uyarı anıdır! sakın ha ben yaptım siz yapmayın!