bütün kanım çekildi sanki
yine yürek dağlanmış kızgın şişlerle...
31 Ocak 2010 Pazar
mutlu aşk yokmuş
Vakit çok geç artık hayatı öğrenmeye
Yüreklerimiz birlikte ağlasın sabaha dek
En küçük şarkı için nice mutsuzluk gerek
Bir ürperişi nice pişmanlıkla ödemek
Nice hıçkırık gerek bir gitar ezgisine
Mutlu aşk yoktur
Bir tek aşk yoktur acıya garketmesin
Bir tek aşk yoktur kalpte açmasın yara
Bir tek aşk yoktur iz bırakmasın insanda
Ve senden daha fazla değil vatan aşkı da
Bir tek aşk yok yaşayan gözyaşı dökmeksizin
Mutlu aşk yoktur ama
Böyledir ikimizin aşkı da...
...
Yüreklerimiz birlikte ağlasın sabaha dek
En küçük şarkı için nice mutsuzluk gerek
Bir ürperişi nice pişmanlıkla ödemek
Nice hıçkırık gerek bir gitar ezgisine
Mutlu aşk yoktur
Bir tek aşk yoktur acıya garketmesin
Bir tek aşk yoktur kalpte açmasın yara
Bir tek aşk yoktur iz bırakmasın insanda
Ve senden daha fazla değil vatan aşkı da
Bir tek aşk yok yaşayan gözyaşı dökmeksizin
Mutlu aşk yoktur ama
Böyledir ikimizin aşkı da...
...
30 Ocak 2010 Cumartesi
yazmak ya da yazmamak!!!
yazmak yazmak yazmak istiyorum,
göz pınarlarımda biriken yaşlarım gibi,
akıtmak istiyorum kelimelerimi...
bir hiçlikte kaybolacaklarını bile bile her zaman ki gibi..
sadece, oylesine salık bırakmak istiyorum...
göz pınarlarımda biriken yaşlarım gibi,
akıtmak istiyorum kelimelerimi...
bir hiçlikte kaybolacaklarını bile bile her zaman ki gibi..
sadece, oylesine salık bırakmak istiyorum...
28 Ocak 2010 Perşembe
keşif
yeni öğreniyorum
herkesin aslında kendi çapında birer dünya olduğunu
kendi ekseninde dönerken,
öte taraftan nasıl güneşin etrafında dönmesi gerektiğini
ve kendi sistemi için bir uyduya ihtiyaç duyduğunu!
birbirinden bağımsızken nasıl bağımlı olunduğunu,
sistemin eksik parça ile çalışmadığını.
sonra haylaz bir meteorun nasıl heyecanlandırdığını
veya darmadağın ettiğini bütün sistemi.
yeniden gaz bulutundan yeni bir dünya yaratmak için
çok çaba sarf etmek gerektiğini!
................
dünya döner, ben dönerim kendi içime,
orada bulurum huzuru bir tek...
herkesin aslında kendi çapında birer dünya olduğunu
kendi ekseninde dönerken,
öte taraftan nasıl güneşin etrafında dönmesi gerektiğini
ve kendi sistemi için bir uyduya ihtiyaç duyduğunu!
birbirinden bağımsızken nasıl bağımlı olunduğunu,
sistemin eksik parça ile çalışmadığını.
sonra haylaz bir meteorun nasıl heyecanlandırdığını
veya darmadağın ettiğini bütün sistemi.
yeniden gaz bulutundan yeni bir dünya yaratmak için
çok çaba sarf etmek gerektiğini!
................
dünya döner, ben dönerim kendi içime,
orada bulurum huzuru bir tek...
26 Ocak 2010 Salı
siyah beyaz arası
siyah da beyaz da en küçük lekeleri,
çabucak gösteriveriyor, iki uç renk çünkü!
o yüzden bütün gri tonlarını dahil ediverdik hayatlarımıza
kamufle etmek için tüm kusurları.
kolaydı çünkü, bir hafta, bir ay, belki daha fazla,
lekeler göze batmıyordu, pek sevildi bu yüzden
sevimsiz beton rengi, ortalama, korkak rengi!
çabucak gösteriveriyor, iki uç renk çünkü!
o yüzden bütün gri tonlarını dahil ediverdik hayatlarımıza
kamufle etmek için tüm kusurları.
kolaydı çünkü, bir hafta, bir ay, belki daha fazla,
lekeler göze batmıyordu, pek sevildi bu yüzden
sevimsiz beton rengi, ortalama, korkak rengi!
reddi düşünceler III
bütün olanlara inat, yitirmeyeceğim umudumu...
bunu başarabildiğimi gördüm evvelce!
yine silecegim zihnimdeki buruk anıları
ve aldırış etmeyeceğim yine kalp sızılarıma,
her defasında biraz katılaşsa da umurumda değil
kalbimin aklımı yönlendirmesini red ediyorum.
ve korkmuyorum!
.
bunu başarabildiğimi gördüm evvelce!
yine silecegim zihnimdeki buruk anıları
ve aldırış etmeyeceğim yine kalp sızılarıma,
her defasında biraz katılaşsa da umurumda değil
kalbimin aklımı yönlendirmesini red ediyorum.
ve korkmuyorum!
.
24 Ocak 2010 Pazar
yenilik
eskileri elden çıkarmak iyidir,
yer açılır dolapta yeniler için!
eline aldığında yepyeni bir giysiyi, heyecanlanmayacak insan pek azdır,
yepyenidir çünkü,
dolabı emektarlardan ayıklamak, insanı burkar biraz!
yeşil gömlekle adaya gidilmiştir, beyaz elbise tatilin son gününde giyilmiştir,
ahh o eşofmanla kaç kez yürüyüşe çıkmıştır, sarmaş dolaş çimlerde yuvarlanarak hemde.
.....
iyidir iyi hatları alıp esneyinceye kadar bir miktar eskiyi özletse de iyidir yeni!
yer açılır dolapta yeniler için!
eline aldığında yepyeni bir giysiyi, heyecanlanmayacak insan pek azdır,
yepyenidir çünkü,
dolabı emektarlardan ayıklamak, insanı burkar biraz!
yeşil gömlekle adaya gidilmiştir, beyaz elbise tatilin son gününde giyilmiştir,
ahh o eşofmanla kaç kez yürüyüşe çıkmıştır, sarmaş dolaş çimlerde yuvarlanarak hemde.
.....
iyidir iyi hatları alıp esneyinceye kadar bir miktar eskiyi özletse de iyidir yeni!
23 Ocak 2010 Cumartesi
reddi düşünceler II
hala direniyorum düşünmemek için
biliyorum bir düşünsem bir sürü sorular dolaşacak zihnimde
anlamını yitirmiş cevaplar bekleyen, sorgulayan, bir sürü soru!
bu saatten sonra bir gereği var mı?
Allahım sükunetimi koru ve bir yıldız gibi akıp geçsin gitsin lütfen...
biliyorum bir düşünsem bir sürü sorular dolaşacak zihnimde
anlamını yitirmiş cevaplar bekleyen, sorgulayan, bir sürü soru!
bu saatten sonra bir gereği var mı?
Allahım sükunetimi koru ve bir yıldız gibi akıp geçsin gitsin lütfen...
21 Ocak 2010 Perşembe
reddi düşünceler I
hani fırtına sonrası güneş gibi ruhum,
şaşıyorum iki gündür nasıldı şimdi nasıl?
o sessiz hıçkırıklar, ağlamalar, kırılmalar, dökülmeler
nasıl yerini bu kadar sakinlik ve dinginliğe bırakabildi?
korkuyorum kendimden nasıl bu kadar cabuk defnedebiliyorum,
yoksa kalbim zihnim beni kandırıyor mu?
hayır hayır, düşünmemek düşünmekten çok da iyi,
red ediyorum bir süre düşünmeyi!!!
şaşıyorum iki gündür nasıldı şimdi nasıl?
o sessiz hıçkırıklar, ağlamalar, kırılmalar, dökülmeler
nasıl yerini bu kadar sakinlik ve dinginliğe bırakabildi?
korkuyorum kendimden nasıl bu kadar cabuk defnedebiliyorum,
yoksa kalbim zihnim beni kandırıyor mu?
hayır hayır, düşünmemek düşünmekten çok da iyi,
red ediyorum bir süre düşünmeyi!!!
19 Ocak 2010 Salı
telkin
kendimden gayrı herkeste tutuyordu hislerim
bir tek bu sefer şaşmayacagı tuttu!
ne yapalım böyleymiş ölüm yok ya sonunda...
kandırma bazen ölümden beter sancıların ama halledersin
toprak gibisin, yenilersin kendini bilirim.
çatlar yanar kavrulur bir damla su da hayat bulursun yine
sızlanma güçlüsün güçlü,
ee hadi ayıp ediyorsun ama..
bir tek bu sefer şaşmayacagı tuttu!
ne yapalım böyleymiş ölüm yok ya sonunda...
kandırma bazen ölümden beter sancıların ama halledersin
toprak gibisin, yenilersin kendini bilirim.
çatlar yanar kavrulur bir damla su da hayat bulursun yine
sızlanma güçlüsün güçlü,
ee hadi ayıp ediyorsun ama..
iyiki
iyiki işlerim bu kadar yoğun
iyiki hava bu kadar puslu
iyiki bugün odama hiç kimse gelmedi
iyiki hümeyra'nın şarkılar var
iyiki akşama müşterilerle yemek var
iyiki......
iyiki .....
iyiki......
iyiki......
ve iyiki hiç birşey olmadı!
iyiki hava bu kadar puslu
iyiki bugün odama hiç kimse gelmedi
iyiki hümeyra'nın şarkılar var
iyiki akşama müşterilerle yemek var
iyiki......
iyiki .....
iyiki......
iyiki......
ve iyiki hiç birşey olmadı!
18 Ocak 2010 Pazartesi
YORULDUM
BÜYÜK BİR SIR DEGİL Mİ?
SENİN İÇİN
KENDİN DAHİL HİÇ KİMSE BİLMEMELİ
NE HİSSETTİĞİNİ
HEP GİZEMLİ OLMALISIN HEP KETUM
HEP YORMALI SIN!
ÇOK KEYİF ALIYOR MUSUN,
DUVARLARINA ÇARPA ÇARPA
KAN REVAN İÇİNDE KALANLARDAN?
BU KADAR YAKIN GİBİ HİSSEDERKEN
NASIL ARAYA BU KADAR MESAFE KOYABİLİYORSUN?
TANIDIĞIMI DÜŞÜNÜRKEN,
NASIL BU KADAR YABANCI OLABİLİYOR SUN?
SENİN İÇİN
KENDİN DAHİL HİÇ KİMSE BİLMEMELİ
NE HİSSETTİĞİNİ
HEP GİZEMLİ OLMALISIN HEP KETUM
HEP YORMALI SIN!
ÇOK KEYİF ALIYOR MUSUN,
DUVARLARINA ÇARPA ÇARPA
KAN REVAN İÇİNDE KALANLARDAN?
BU KADAR YAKIN GİBİ HİSSEDERKEN
NASIL ARAYA BU KADAR MESAFE KOYABİLİYORSUN?
TANIDIĞIMI DÜŞÜNÜRKEN,
NASIL BU KADAR YABANCI OLABİLİYOR SUN?
ne güzel anlatmış Hümeyra
Sana bu karanlık bu gürültü içinde
Ellerimi uzatıyorum
Sen bu karanlık bu gürültü içinde
Görmüyorsun
Bütün köşeleri tutmuşlar
Ortada meydanlar, gözler içinde
Sana anlatamıyorum
Bütün bu köşeler, bu karanlık, bu ıslak, bu gürültü
Tutsana ellerimi
Ellerimi görmüyor musun?
Tutsana ellerimi
Ellerimi görmüyor musun?
Ellerimi uzatıyorum
Sen bu karanlık bu gürültü içinde
Görmüyorsun
Bütün köşeleri tutmuşlar
Ortada meydanlar, gözler içinde
Sana anlatamıyorum
Bütün bu köşeler, bu karanlık, bu ıslak, bu gürültü
Tutsana ellerimi
Ellerimi görmüyor musun?
Tutsana ellerimi
Ellerimi görmüyor musun?
xyz..
gitme vakti yaklaştı
hissediyorum..
bütün bilinmeyenler yine yalnızlık diyor...
bu saatten sonra,
kelimeler cümleler anlamsız bir uğultu
zorlamamalı, askıda bırakmamalı hiçbir şeyi...
kararları kendimiz veriyormuş gibi gözüksek de
veremiyor muşuz çokça
bunu anladım en son...
hissediyorum..
bütün bilinmeyenler yine yalnızlık diyor...
bu saatten sonra,
kelimeler cümleler anlamsız bir uğultu
zorlamamalı, askıda bırakmamalı hiçbir şeyi...
kararları kendimiz veriyormuş gibi gözüksek de
veremiyor muşuz çokça
bunu anladım en son...
17 Ocak 2010 Pazar
4 Ocak 2010 Pazartesi
Nötr
nötr bir haldeyim,
kafamda derleyip toparlayamadığım düşünceler,
birbirinden bağımsız bir sürü hemde, ama yormuyor.
canımı sıkan da bir şey yok, üzüntülü de değilim!
bazen ince bir sızı yoklayıp titretiyor beni o kadar
ama bu hissi seviyorum, yaşadığımı anlıyorum.
yoksa ölümden sonra ki bekleme odasında gibi sanki...
kafamda derleyip toparlayamadığım düşünceler,
birbirinden bağımsız bir sürü hemde, ama yormuyor.
canımı sıkan da bir şey yok, üzüntülü de değilim!
bazen ince bir sızı yoklayıp titretiyor beni o kadar
ama bu hissi seviyorum, yaşadığımı anlıyorum.
yoksa ölümden sonra ki bekleme odasında gibi sanki...
1 Ocak 2010 Cuma
his!
sırf tarih düşsün diye yazıyorum
yazmak istediğimden değil!
şu an kendimi kötü hissetsem de,
inanıyorum 2010 güzel bir yıl olacak
bu umut değil öyle hissediyorum...
yazmak istediğimden değil!
şu an kendimi kötü hissetsem de,
inanıyorum 2010 güzel bir yıl olacak
bu umut değil öyle hissediyorum...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)