30 Aralık 2012 Pazar

otuz aralık

ikibinoniki nasıl geçti bıdıbıdısının had safhada olduğu şu günlerde
benim için nasıl geçti diye içimden geçmedi değil(!)
bir iki yeni ülke ve kısa bir tatil dışında kendime çok vakit ayıramadığım bir yıl oldu,
iş hayatımın neredeyse tamamını kapsamış durumda,
bu durumun dışına çıkmaya çalıştıkça, yeni görevlerle tersi oluyor...
Sanıyorum ikibinonüç de yine aynı hatta daha fazlası beni bekliyor.
bu arada yönetici olmak çok zormuş bunu anladım, hele ki uzun zaman çalıştığın şirkette daha zormuş...
üç beş kişinin amirliğini yaparken seksen-yüz kişinin idaresi,
kurumsallaşmayı henüz tamamlayamamış bir bir şirkette daha güç..
üstesinden elbetteki gelebilirim ama çalışmadığım bir konu, bu nedenle çok okumalı çok çalışmalı...
hayatı çok askıya almadan yapabilirsem ne ala..
yeni yıldan bir beklentim yok,
huzurumu, ağzımın tadını bozmasın yeter...







22 Aralık 2012 Cumartesi

telefonun pili donmadan az önce..

yirmiiki aralık

"Başım sükutu öğüten, uçsuz bucaksız bir değirmen; İçim muradına ermiş abasız, postsuz bir derviş..." demiş.

A.H.Tanpınar



19 Aralık 2012 Çarşamba

buz buzz

bunca zamandir gelir giderim bu memleketlere.
hatta sibirya'ya  gittimdi vakti zamaninda..
bu kadar sogukla karsilasmadim.
otelde t-shirtle disarida kat kat lahana banamisin demiyor...
istanbul'u ozledim...

3/5gun daha sabir!


15 Aralık 2012 Cumartesi

onbeş aralık

yine aralığın ortası, saymadım ama unutmadım da
ve  ben yine binlerce kilometre uzaktayım,
eksi on beş derece civarında
yakınlığın uzaklığın bir önemi olmadığı gibi,
soğuğunda yok!
bunları neden söylüyorum ki bir sürü laf salatası,
es geçemedim yine,
sevildiğince upuzun ömrün olsun...

13 Aralık 2012 Perşembe

beni biraz da böyle hatırla

hatırla
kaybettiğin her şey gibi
bir yabancı, bir korkak belki
böyle hatırla
sarılıp kendie sıkıca
"bu hayat benim değil" de
beni biraz da böyle hatırla..


toplasan iki kişi edermiyiz hala?
beni biraz böyle hatırla....









12 Aralık 2012 Çarşamba

12.12.2012

bu güzel sıralanmış, şık tarihte bloga not düşmek istedim,
yoksa yazacak, diyecek pek bir sözüm yok

8 Aralık 2012 Cumartesi

kış gezintisi

Odessa da bir pasajda 
yalnız değil, kendi başına..