dost nedir üstad?
gel otur yanı başıma bir deyiver,
bütün ezberim bozuldu yine,
bir şey bilemez oldum, diyemez oldum.
geçer değil mi üstad, bu da geçer?
"su akar yatağını bulur mu üstad?"
30 Ekim 2010 Cumartesi
29 Ekim 2010 Cuma
kendime nasihat, pratik bilgiler
her şey plastik,
her şey tek kullanımlık ambalajlı
ve o kadar pratik ki
neden direniyorsun
neden eskinin peşindesin
eskiler antikacı dükkanında bile kalmadı
zamana uy
hey sana diyorum
kullan at çöpe
bu kadar basit
bu kadar pratik
düşünme artık bu kadar,
neydi yeni yaşam felsefemiz "didişme yok hayatla",
olduğu gibi, getirdiklerine de götürdüklerine de eyvallah!
dost beni beni
evet yeni şeyler öğrenmeye devam
Pir Sultan'ı daha iyi anladım bu gün,
-şu dizelerde ne dediğini iyice sindirdim bu gece...
.........
Haktan emir olmasa, rahmet yağmaz
Şu ellerin taşı bana hiç değmez
İlle de dostun bir tek gülü yaralar beni beni.
........
Pir Sultan'ı daha iyi anladım bu gün,
-şu dizelerde ne dediğini iyice sindirdim bu gece...
.........
Haktan emir olmasa, rahmet yağmaz
Şu ellerin taşı bana hiç değmez
İlle de dostun bir tek gülü yaralar beni beni.
........
27 Ekim 2010 Çarşamba
25 Ekim 2010 Pazartesi
gözlerin
Ayırma gözlerini gözlerimden benden bu akşam,
Böyle saatlerce bak, böyle asırlarca bak.
Gözlerine yavaşça, yavaşça doldu akşam...
Göklerin ateşini kalbime boşaltarak
Benim içimde yaktı sanki gurubu akşam.
Senin kirpiklerinde bir damla oldu akşam.
Gündüzden, gürültüden ve kâinattan ırak,
Akşamı seyredeyim bakışlarında bırak,
Ayırma gözlerini gözlerimden bu akşam,
Böyle saatlerce bak, böyle asırlarca bak...
-Yaşar Nabi NAYIR
Böyle saatlerce bak, böyle asırlarca bak.
Gözlerine yavaşça, yavaşça doldu akşam...
Göklerin ateşini kalbime boşaltarak
Benim içimde yaktı sanki gurubu akşam.
Senin kirpiklerinde bir damla oldu akşam.
Gündüzden, gürültüden ve kâinattan ırak,
Akşamı seyredeyim bakışlarında bırak,
Ayırma gözlerini gözlerimden bu akşam,
Böyle saatlerce bak, böyle asırlarca bak...
-Yaşar Nabi NAYIR
20 Ekim 2010 Çarşamba
12 Ekim 2010 Salı
7 Ekim 2010 Perşembe
5 Ekim 2010 Salı
kirpiler ve kaplumbağalar...
Düşünüyorum da,
sanırım en büyük korkumuz olduğumuz gibi görünmek.
yumuşacık kalbimizin fark edilmesi,
naif yönlerimizin keşfedilmesi,
cesaretsizliğimizin anlaşılması,
korkularımızın paylaşılması
sanki zarar göreceğimizin en büyük işareti.
kabuklarımızın altında kendimizi saklamakta ne kadar da ustayız.
ve ne kadar güçlü korunuyoruz, kalkanlarımızın ardında.
hissedilmeden, el değmeden, sevgimizi göstermeden. deniz minareleri, midyeler.
kirpiler ve kaplumbağalar gibi.
sahi koruyor mu bizi çatlamamış sert kabuk?
kimse incitemiyor mu duygularımızı, inançlarımızı, benliğimizi?
yoksa zarar mi veriyor bu ürkeklik, bu kabuk bize?
hissettiklerimizi gölgeliyor, yansıtmıyor mu gerçek kimliğimizi?
duygularımızı bastırıyor, el ele tutuşmamızı engelliyor mu?
eğer bir yıldız gibi ışıl ışılsam ve bir yıldız kadar parlak.
ne çıkar ateşböceği sansalar beni.?
belki en hoyrat yürek bile ateşböceğinin
o uçucu, masum, sevimli çocuksuluğuna el kaldırmaya kıyamaz?
sanırım en büyük korkumuz olduğumuz gibi görünmek.
yumuşacık kalbimizin fark edilmesi,
naif yönlerimizin keşfedilmesi,
cesaretsizliğimizin anlaşılması,
korkularımızın paylaşılması
sanki zarar göreceğimizin en büyük işareti.
kabuklarımızın altında kendimizi saklamakta ne kadar da ustayız.
ve ne kadar güçlü korunuyoruz, kalkanlarımızın ardında.
hissedilmeden, el değmeden, sevgimizi göstermeden. deniz minareleri, midyeler.
kirpiler ve kaplumbağalar gibi.
sahi koruyor mu bizi çatlamamış sert kabuk?
kimse incitemiyor mu duygularımızı, inançlarımızı, benliğimizi?
yoksa zarar mi veriyor bu ürkeklik, bu kabuk bize?
hissettiklerimizi gölgeliyor, yansıtmıyor mu gerçek kimliğimizi?
duygularımızı bastırıyor, el ele tutuşmamızı engelliyor mu?
eğer bir yıldız gibi ışıl ışılsam ve bir yıldız kadar parlak.
ne çıkar ateşböceği sansalar beni.?
belki en hoyrat yürek bile ateşböceğinin
o uçucu, masum, sevimli çocuksuluğuna el kaldırmaya kıyamaz?
Rabindranath Tagore
3 Ekim 2010 Pazar
öyleymiş.....
Ne kadar seversen sev, asla belli etme sevgini. Çünkü sevdiğin kişi, sevildiği kadar üzecektir seni' ..
Paul Auster ,
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)