30 Ocak 2011 Pazar

kadın, adam

Konuştukça içimdeki uğultu büyüyor, dedi kadın. 
Büyüdükçe daha çok konuşuyorsun, dedi adam. 
İnsanlara karıştıkça yalnızlığım artıyor, dedi kadın. 
Yalnızlaştıkça daha çok karışıyorsun, dedi adam. 

Yaşadıkça acılarım çoğalıyor, dedi kadın. 
Acıların çoğaldıkça yaşadığını sanıyorsun, dedi adam. 
Sana yaklaştıkça uzaklaşıyorum, dedi kadın.

Uzaklaştıkça yaklaşıyorsun, dedi adam.





Sadık YALSIZUÇANLAR - HALVET DER ENCÜMEN

26 Ocak 2011 Çarşamba

hüzzam şarkı, hep çalan...

eskiden hep coşkulu şarkılar şiirler çıkardı önüme,
şimdi neden bu hüzzamlar peşpeşe çıkıyor radyoda bile
ya o şiirler ne demeli hepsi acılı!
ben mi seçiyorum, tesadüf mü?
ruhhaliyetime göre algıda seçicilik mi bu,
yoruldum özlemekten,
yoruldum sevmekten,
yoruldum hüzünden
bu kalbi ve anıları burada bırakıp gidilebilse...


25 Ocak 2011 Salı

"insanlar, evler, aramızda duvarlar gibi" ve bir sürü şey daha...

biliyorum sana giden yollar kapalı
üstelik sen de hiç bir zaman sevmedin beni

ne kadar yakından ve arada uçurum;
insanlar, evler, aramızda duvarlar gibi

uyandım uyandım, hep seni düşündüm
yalnız seni, yalnız senin gözlerini

...........


kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda;
hangi şarkıyı duysam, bizimçin söylenmiş sanki

tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor
nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini

çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu;
bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri

rastlaşmamak için elimden geleni yaparım
bu böyle pek de kolay değil gerçi...

alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya;
bunun verdiği mutluluk da az değil ki

çıkar giderim bu kentten daha olmazsa,
sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki

inan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem,
son isteğimi de söyleyebilirim şimdi:

bir geceyarısı yazıyorum bu mektubu
yalvarırım onu okuma çarşamba günleri





C.süreya

22 Ocak 2011 Cumartesi

iki yaka arası tek yönlü aşk!

hiç sevmedi beni!
bu yüzden çok sevdim O'nu...



18 Ocak 2011 Salı

every time pain

'' Acı ve acı çekme, büyük bir zekaya ve duyarlı bir yüreğe sahip kişiler için her zaman kaçınılmazdır.''


 Dostoyevski Suç Ve Ceza

16 Ocak 2011 Pazar

8.10 vapuru

Sesinde ne var biliyor musun
Bir bahçenin ortası var
Mavi ipek kış çiçeği
Sigara içmek için
Üst kata çıkıyorsun

Sesinde ne var biliyor musun
Uykusuz Türkçe var
İşinden memnun değilsin
Bu kenti sevmiyorsun
Bir adam gazetesini katlar



Sesinde ne var biliyor musun
Eski öpüşler var
Banyonun buzlu camı
Birkaç gün görünmedin

Okul şarkıları var

Sesinde ne var biliyor musun
Ev dağınıklığı var
İkide bir elini başına götürüp
Rüzgarda dağılan yalnızlığını
Düzeltiyorsun.

Sesinde ne var biliyor musun
Söyleyemediğin sözcükler var
Küçücük şeyler belki
Ama günün bu saatinde
Anıt gibi dururlar

Sesinde ne var biliyor musun
Söyleyemediğin sözcükler var.



C.Süreya

13 Ocak 2011 Perşembe

akıl!


Akıl; bedenimizin vahşi taleplerine gem vuruyor,yemek yeme,seks yapma,gibi isteklerimizi dengede tutmamıza yardım ediyor. akıl,hem dünyada hemde kendi benliklerimiz üzerinde hakimiyet kurmamızı olanaklı kılan,karmaşık,hatta neredeyse ilahi bir araçtı.

yüceltip durduğumuz, bizi bütün yaratıkların efendisi yaptığına inandığımız aklı

Akıl; bedenimizin vahşi taleplerine gem vuruyor,yemek yeme,seks yapma,gibi isteklerimizi dengede tutmamıza yardım ediyor. akıl,hem dünyada hemde kendi benliklerimiz üzerinde hakimiyet kurmamızı olanaklı kılan,karmaşık,hatta neredeyse ilahi bir araçtı.
mızın,aslında azap çekmemiz için bize sunulduğunu söyleyebilirmiyiz? bilgisizken daha keyifli olabileceğimiz anlarda bilgi bizin sükunetimizi kaybetmemize yol açıyor olabilrmi..!

tutarsızlık,tereddüt,şüphe,acı,batıl inanç,gelecekte (hatta öldükten sonra bile)neler yaşayacağımıza ilişkin kaygılar, hırs,açgözüllük,kıskançlık,çekememezlik,azgınlık delice,iflah olmaz arzular,savaş, yalanlar, sadakatsizlik, dedikodu, merak... biz insanlar bunlar ile donatılmışız. Vasat düzeydeki,tutarsızlık mantığmızla,öğrenme ve yargılama kapasitemizle övünüp duruyoruz,oysa ne gariptir bunlar karşılığında ödediğimiz bedel haddinden fazla.

 

Alain De Botton

10 Ocak 2011 Pazartesi

bu böyle olmayabilirdi!

Kaybedilen en kıymetli eşyanın, servetin, her türlü dünya saadetinin acısı zamanla unutuluyor,


yalnız kaçırılan fırsatlar asla akıldan çıkmıyor ve her hatırlayışta insanın içini sızlatıyor. Bunun


sebebi herhalde, ‘bu böyle olmayabilirdi! ’ düşüncesi, yoksa insan mukadder telakki ettiği 


şeyleri kabule her zaman hazır.





Sabahattin ALİ - Kürk Mantolu Madonna