4 Aralık 2023 Pazartesi

Dört Aralık İkibinyirmiüç

 pencere kenarlarının geniş olanlarını severim bir minder atıp orada okumayı çay içmeyi, arada yaşama bakmayı..

bizde duvarları kağıt gibi yapıyorlar halbuki Moskova'da Almaty'de öylemi neredeyse bir metre duvar kalınlıkları evlerin otellerin, okulların..

birde onlar sıcacık ahşapla kaplanmış pencere önü döküm kalorifer petekleri mabadın altında..

böyle bir yerde bir kaç ay kışı geçirebilirim,

hep içeride değil tabi ki dışarının da keyfini çıkarırdım.

kayak yapmayı öğrenirdim mesela

biraz daha Rusçamı geliştirirdim belki daha cesur konuşurdum..


Nereden aklıma geldi şimdi bunlar bilemedim içimden geçti işte..


dün akşam yarışmada bu şarkı hangi dilde söyleniyor diye sordular bilemedi konuk..

Bildim hemen

bu Vfor Vandetta'nın da müziği değil miydi şimdi dinlerken hatırladım...

anımsatıyor ama değil Haggard'dı o..

Sevmeye devam etmek için,

 olmak istemediğim noktada olmak ve kaçınılmaza doğru ilerlemek

hissizleşiyorum albayım

o kadar çok ve uzun sevmek istemiştim halbuki

çok defa kırdığında

en çok 

sevmeye devam etmek için,

iyileştirdim kendimi..

içindeki çocukluğu sevmiştim

özgünlüğünü

beni sevmesini sevmiştim 

biz olma halimizi

perdesiz konuşabilmeyi

bir olma halimizi..

birbirimizin gözündeki yaşları sildiğimiz zamanları

bazen aynı

bazen başka başka şeylere ağladığımız anlarda..