5 Nisan 2011 Salı

alterations I

Beni mutlu etmek için doğmuş olsaydı birileri hiç de fena olmazdı,
ama biliyorum ki, kimse beni mutlu etmek için doğmadı!
(benim için doğmasa da ruh ikizi denilen şeyin gerçek olduğuna inanmak istiyor insan bazen)

peki ben?

birilerini mutlu etmek için mi geldim?
kendi mutluluğumu bile gözardı ederek hemde,
bu benim ahmaklığım mı?
bu sorular için geç mi?

* bundan sonra şu ya da bu demiyorum ama
artık azap veren bir evet yerine, hayırı daha rahat söyleyebiliyorum
* bireyselcilik çok da fena bir şey değil zannımca...
çünkü bakıyorum da kendi ailesi bile insanın,
çok da kendin olduğun için sevmiyor,
onun isteklerine beklentilerine ne kadar uyuyorsanız,
sosyal alanda ne kadar iyi temsil ediyorsanız ve ne kadar iyi etiket kazanmışsanız ona göre
ölçüyle veriyor sevgisini ilgisini.
hal öyleyken ele ne demeli?


o saflık denilen şey insanın kendine söylediği ilk yalanla bitti!

gerisini başkaları getirdi biz inandık gerçekleri bırakıp en çok da yalana inanır olduk...



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder