bir daha yapılmaması gereken şeylere temmuz ortasında bozcaada'ya gitmeyi de ekledim.
ada mevsimi ya ilkbahar ama en çok da eylül on beş ardı. dostlarla olmak keyifli, doğa deniz harika,
ama sıcaklar, ve otuz dört laneti diyorum artık, biz kaçtıkça takip ediyor her yer de, trafik çilesi..
bozcaada mevsiminde daha güzel bir daha gider miyim bilmiyorum, on yıl önce çok daha natural daha candan işletmeler vardı bu kadar lüks butik otel yoktu ama, daha saygılı esnaf vardı hoş sohbet vardı, güzel lezzetler vardı kısacası, şimdi sadece ticaret var...
güzelyalı'nın doğası denizi çok güzel ve uzun uzun yürümek istedim ama kısmet olmadı, nasip!
assos, hep sevdiğim bir yer ve her zamanki gibi entellektüel, bana hep öyle geliyor nedense anadolu yarımadasının ilk felsefe okulunun burada açılmasından ötürü mü, aritotales'ten ötürü mü bilemiyorum..
böyle bir hafta sonuydu işte, yorucu, uykusuz, uzak, bol trafikli ama bol sohbetli ve keyifli....
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder