-Öteki Yüreğim...
- “Sevgili Dostum, Bugün Eduardo Galeano’nun kitaplarını karıştırıyordum. Sana rastladım orada.
Dostum = Öteki Yüreğim diyordu bir Guarao yerlisinin ağzından. Sevgili öteki yüreğim, nasıl ince ince işlendi dostluğumuz yılların gergefinde. Anılar neredeyse yüreğimi delip geçiyor hatırladıkça. Yo, üzüntüyle hatırladığımdan değil, anımsamak kelimesinin Latincesine, re-cordis’e öykünmüş de onun için.. Dost kolay bulunmuyor diyorlar. Öyle ya, ne zor iş doğru zamanda doğru yerde olabilmek, fark edebilmek ve o ilk adımı atabilmek. Iyi ki o ilk adımı attık seninle aynı anda. Ama ötesi de hiç kolay değil. Kolay kolay dost da kalınmıyor. Ne “dostluk”lar gördük, sadece postluk. Görüntü zengin, içi fos. Ne “dostluk”lar yanımızdan fırtına misali geldi geçti. Merak ettik bu rüzgar ne biçim rüzgardır böyle ki bir dostluğu savurup atar diye. Bir de baktık ki ne rüzgarı, ne fırtınası; esen bir bebeğin soluğundan bile güçsüz, cılız bir yel sadece. Bazı “dostluk”ların ben merkezci, ketum olduğunu izledik. Keçi boynuzu mübarek. O bir dirhem lezzetini vermemekde direniyor ha direniyor. Verince kaybolacak sanıyor sevgisi, ilgisi, bilgisi. Oysa biz seninle dostluğumuzu yaratmak için birlikte çok uzun ve keyifli yollar katettik. Dostluğun, çiçek misali özen, zaman ve bakım gerektirdiğini bilip, titiz bahçıvanlar olduk. Tüm doğa koşullarına karşın çiçeklerimizi soldurmadık. Bahar kokuyor dostluğumuzda, çiçekler yeşeriyor, her geçen gün bahçemize farklı renkler katılıyor. Ve o katılan renkler bizim özgün renklerimiz oluyor; üç ölçü sevgi, beş ölçü güven, iki ölçü doğallık, dört ölçü saygı… böyle sürüp gidiyor tarifi. Haydi gel, dostluğu anlatalım kulak kabartmış bizi dinleyenlere. Gerçek dostluk için sadece parmak uçlarını delip, birbirine dokundurarak KANKA olmanın yetmediğini, kalp uçlarınızın birbirine dolanması gerektiğini, binlerce kilometre öteden bile dostunun ağlama sesini en derin uykunda duyabildiğini, onu uzun haftalar, aylar boyunca göremesen dahi bir araya geldiğinizde sanki sohbetiniz dün akşam yarım bırakılmış gibi kaldığınız kelimeden devam ettirebildiğinizi, araya giren mesafe uzaklıklarının gerçek uzaklıklar olmadığını, asıl gönül uzaklıklarının dostlukları yaraladığını…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder